6 C
New York kenti
Cumartesi, Aralık 3, 2022

İki Yıllığına Evlilik Projesi

Meksika, yeni bir yasa tasarısıyla medeni hukukta çığır açacak bir ilke imza attı. Bu yasa tasarısına göre Meksika’da çiftler, evlenip iki yıl evli kalacaklar. İki yıl sonunda çiftlere evliliğe devam edip etmeyecekleri sorulacak. Devam diyen çiftler evlilik hayatlarına devam edecek. Bu kadar yeter, devam etmek istemiyoruz diyen çiftlerin evliliği boşanma kararına gerek duyulmadan iptal edilecek.

Bu uygulama Türkiye’de olsaydı ne olurdu? Bizim toplum yapımıza çok ters olsa da olaya iyimser gözle bakanlar mutlaka olacaktır.

Meksika’nın başkenti Meksiko’da geçtiğimiz hafta Federal Bölge Meclisi’ne bir yasa tasarısı sunuldu. Tasarı onaylanırsa çiftler “iki yıllığına” evlenebilecekler. İki yılın sonunda “Tamam mı, devam mı?” sorusu gündeme gelecek.

2 yıl sonra “Tamam mı, devam mı?”

“Tamam” diyenlerin evlilikleri herhangi bir boşanma davasına gerek olmadan kendiliğinden bitmiş olacak. Geçtiğimiz yıllarda benzer bir uygulama fikri Türkiye’nin de gündemini meşgul etmişti.

Tartışmanın başını çeken Hülya Avşar, evlilik kontratının belirli aralıklarla yenilenmesi gerektiğini savunmuştu. Konu hakkındaki fikirlerinin değişip değişmediğini öğrenmek için kendisine ulaşıp Meksika’daki yasa tasarısından bahsettik. Avşar’ın cevabı şöyle oldu: “Aklın yolu bir! Evliliklerin heyacanını yitirmemesi için aklıma gelen tek formül bu.” Konuyla ilgili görüştüğümüz uzmanlar ise bu modelin işe yaramayacağını ancak kutsal diye bunca yıldır tartışmaya açılmayan evlilik kurumunun artık her şeyiyle sorgulanması ve her çözüm önerisinin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

UZMANLAR NE DİYOR…

“Bu ‘Çoraplarınızı eskimeden atın’ demektir”

(Prof. Dr. Mehmet Sungur Marmara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı)

* Bu yasanın getirdiği en önemli yenilik evlilik kurumunu tartışmaya açıyor olması. Yeni gelişen gereksinmeler ışığında kurumun gözden geçirilmesi için farklı arayışlar son derece doğal. Ancak bu yasa boşanma oranlarını azaltmaz.

* İronik bir durum çıkar ortaya. Eskiden “Ölüm bizi ayırana dek…” denirdi, şimdi “Kontrat bitene dek…” mi denecek?

* Bir kampanya vardı eskiden; “Eskimiş çoraplarınızı atın.” Bu yasa ne diyor; “Eskimesine gerek kalmadan atın.”

* Ne kadar çok yatırım yaparsanız ilişkiden kopma olasılığınız o kadar azalır. Ama bu durumda çiftler nasılsa bitecek diye yatırım yapmaktan kaçınır.

“Kadın bu modelde çocuk doğurma cesaretini bulamaz”

(Kezban Hatemi Gülben Ergen, Sibel Can ve Cem Hakko’nun avukatı)

* Süreli evlilik Meksika icadı değildir. İslamın Şii mezhebinde Nisa Suresi’nin (4. Sure)
24. ayetinde”Mut’a nikahı”nın düzenlendiği görüşü öteden beri vardır. Ayrıca Bertrand Russell’ın da uzun süren üniversite tahsil dönemleri boyunca kız ve erkek öğrencilerin arasındaki ilişkilerin ahlakiliğini sağlamak için teklif ettiği bir “talebe evliliği süreli nikah modeli” de vardır.

* Bütün evliliklerin iki yıllık süreye bağlanması ve iki yıllık süre sonunda yenilenme aranması doğru bir düzenleme değildir. İki yıllık bir dönem içinde başlayan evlilikte kadın eş, babalı büyütme arzusunda olduğu çocuğu dünyaya getirme cesaretini kendinde bulamayacaktır.

* Bu model iş yükünü de azaltmaz. Çocuk dünyaya getirilirse de velayeti dolayısıyla ister istemez olayların büyük çoğunluğunda ihtilaf çıkacaktır. Bu ihtilaflar da yine mahkeme önüne gidecektir.

“Evlilik şirket gibi düşünülemez”

(Av. Cengiz Hortoğlu “Mutlu Olmak İçin Evliliğin Şifreleri” kitabının yazarı)

* Evlilik ve boşanmayla ilgili hiçbir konu tabu olarak karşılanmamalı. Bu model ve bu konudaki değişik fikirler tartışılabilmeli.

* Bu model, toplumumuza uygun değil. Evlilik duygusal bir birlikteliktir. Şirket gibi düşünülemez.

* Bu yasa kadınlar açısından yeni sorunları da beraberinde getirir. İki yıl içinde doğan çocukların mağduriyeti nasıl giderilecek? Yasanın kötü niyetli eş tarafından bir koz gibi kullanılması nasıl engellenecek?

* Bunun yerine evlilik okulları açılması ve üç-dört aylık kurslar sonucunda sertifika alınmasının zorunlu hale getirilmesi doğru olur. Ortaöğretimden itibaren evlilik dersi konulmasının da çok etkili olacağını düşünüyorum. Bunun yanı sıra çiftlerin nikahtan önce öfke kontrolü raporu almaları zorunlu hale getirilebilir.

“Fast food kültürüne hizmet eder”

(Altın Mimir Zeynep Ilıcalı ve Tuğba Coşkun’un avukatı)

* Türkiye’de evlilik sadece özel hukukta yer almıyor. Aile, anayasamızda da düzenleme altına alınmış durumda. Böyle bir düzenleme hukuk kurallarımıza, aile yapımıza, dini geleneklerimize uygun değil.

* Bu düzenleme evliliğin özüne aykırı, yasalaşırsa suni bir oluşum olur. Bu nedenle insanların buna uyum sağlamaları çok güç. Ancak fast food kültürüne hizmet eder bu yasa.

* Zaten kanunumuzda anlaşmalı boşanma var. Evlilik birliği devam etmeyecekse taraflar anlaşarak ayrılabilirler.

“Çocuklar ‘Bitmesine iki ay kaldı’ diye endişelenebilir”

(Dr. Murat Dokur Aile ve Evlilik Terapileri Derneği Kurucu Başkanı)

* Evlilik suni bir terkiptir, doğal olan ilişkidir. Şimdiki evlilik modeli görece en iyi olan şeklidir.

* İlişkilerin başlangıcında flört döneminin bir coşkusu vardır. Sonrasında ilişkinin üreyen ve üreten bir hale geçmesi gerekiyor. Bu modelde kişiler ilişkinin yapılanmasına hizmet etmez ve “Nasıl olsa iki yıl sonra bitecek” diye düşür. Belki de bir uzmanla çok rahat halledilebilecek sorunlar yakında bitecek diye ihmal edilir.

* Kaygılı yapıları olan çocukların bu süreleri saymaya başladığını görebiliriz. Örneğin, “İki ay kaldı, evlilikleri bitebilir” endişesi yaşayabilirler.

“Boşanmaya çözüm diye böyle bir yasa olmaz”

(Uz. Dr. Nuşin Sarımurat Baydemir İlişki Psikoterapileri Enstitüsü eğitimci)

* Evlilik daha yeni oturmaya başlamışken çift, ikinci yılda “tamam mı devam mı?”yı sorgularsa olumsuzlukları görme eğilimi daha fazla olur.

* Bu model, evlenecek bireylerin eşit, ekonomik olarak özgür ve ayakları yere basan bireyler olduğu durumlar için bile sorunlu. Nerede kalmış, bizimki gibi kadınların ekonomik bağımsızlığının olmadığı toplumlar…

“Ciğer röntgeninden önce psikolojik test gerek”

(Mehmet Coşkundeniz Gazeteci, “Aşk Doktoru”)

* Evlenirken verem olup olmadığınıza bakmak için ciğer röntgeninizi isterler ama sizi psikolojik bir testten geçirmezler.

* Türkiye’deki boşanmaların yarısı ilk beş yılda gerçekleşiyor. Beşinci yılla 16’ncı arasında bir durulma var. 16’ncı yıldan sonra evliliklerin dörtte biri bitiyor. Böyle kanun tekliflerine hiç gerek yok.

* İnsanlara evlendikten iki yıl sonra “tamam mı devam mı” diye soracağına,iki yılda bir, bir aile terapistinin tık tık kapıyı çalıp her şey yolunda mı diye bakmasını sağlasın devlet.

“Bu model geçtiğimiz hafta evlenen kızıma da cazip gelmedi”

(Nilgün Belgün Dört kez evlenen oyuncu)

* Bu model Türkiye’ye uygun değil.

* Geçtiğimiz hafta kızım evlendi. Bu yasadan ona bahsettim. “Aman bizim evlenmemizi mi buldu şimdi bu” dedi. Birbirilerine âşık ve yeni evli oldukları için hiç cazip gelmedi onlara.

* Önemli olan kanunlar değil, duygular. Yeter ki insanların geçinmeye gönlü olsun.

* Saygı, büyüdür evlilikte. O büyü giderse hiçbir formül işe yaramaz.

* Kaldı ki iki sene çok az bir süre. Canım cicim derken biter. Bizde olacaksa beş sene olmalı.

“Son evliliğimde ‘Ölüm bizi ayırana dek…’ diye yemin ettim”

(Gönül Yazar Altı kez evlenen assolist)

* “İki seneliğine evlenelim, iyi gitmiyorsa devam etmeyiz” diye evlenmezdim ben. Sevgiye önem veren insan da böyle bir şeyi hayatta kabul etmez. İşler yolunda gitmiyorsa, bir yamukluk varsa da derhal boşanırım. Burnum düşse almam. Arkama bile bakmam.

* Son evliliğimde, 1997’de, Las Vegas’ta “Ölüm bizi ayırana dek…” diyerek evlendim. “Hastalıkta, sağlıkta” diyerek yemin ettim.

BENZER MAKALELER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN YENİ MAKALELER