22.3 C
New York kenti
Pazar, Ağustos 14, 2022

Geç ve Güzel Yaşlanmanın 7 Yolu

erken-yaslanmanin-10-sebebi-512a003428a8fYaşlanmak doğal bir süreçtir ve engellemenin imkanı yoktur. Ancak, yaşlanmayı geciktirmek ve güzel kalarak yaşlanmak elinizde…

Yaşam tarzınızda yapacağınız bir kaç küçük ama önemli değişiklikle hem geç ve güzel yaşlanabilir hem de sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz. Bir yıl boyunca hücrelerinizin %90’ının yenilenmesini sağlamak sizin elinizde. Nasıl mı? Bu sorunun cevabını, Estetik Medikal Hekimi ve Beslenme Danışmanı Dr. Alp mamak’ın önerilerinden derlediğimiz 7 maddede bulabilirsiniz…

1- Su İçmeye Özen Gösterin;

Su çok iyi bir toksin temizleyicidir ve vücudun olmazsa olmazları arasındadır. Suyu, susamadan içmeyi alışkanlık haline getirin. Kabızlık sorunu çekmeye başlamışsanız, derinizde kuruma varsa ve başınız ağrıyorsa bilin ki vücudunuz susuzluk çekiyor. Böyle durumlarda suyla yetinmeyip, bitki çaylarından da faydalanarak vücudunuza ihtiyacı olan sıvı takviyesi yapmanız gerekir. Kişi, bir kilodan fazla besin tüketemezken, su tüketimi 2.5 litreyi bulur. Erkek vücudunun %60’ı, kadın vücudunun ise %55’ini oluşturur. Su gerçek bir yaşam iksiridir.

Vücuttaki kötü huylu hücrelerin yapısı asitli olur. Bu nedenle asitleri vücuda faydalı olan alkaliye çevirmek gerekir. İçtiklerimizi alkaliye çevirerek işe başlayabiliriz. İçtiğimiz suya limon sıkıp tüketmemiz suyun alkaliye çevrilmesini sağlar. Ayrıca kadınlar için adaçayı, erkekler için yeşil çay ya da bunları tüketemiyorsanız, yalnızca sıcak su içmek bile alkali dengesi sağlamaya yeterli oluyor. Midenin alkali dengesini sağlamak içinse, büyük ana öğünlerde sıvı almamak gerekiyor. Bu sayede midenin aşırı şişip asit üretmesi de engelleniyor.

2- Alkol ve Sigarayı hayatınızdan Çıkarın;

Dört temel işlev vardır. Bunlar, melatonin, seratonin ve endorfin salgılarlar. Bu dört temel işlev şunlardır; kimyasal uyarıcılar, yemek, egsersiz yapmak ve cinsel aktivitedir. Örneğin yeme isteği duyuyorsanız, önceki öğünün üzerinden 2 saat geçmemişse yaklaşık olarak on dakika yürüyün. Bu, beyindeki mekanizmanın mutlulukla yemek arasındaki bağlantıyı kopararak, yürümeyle bağdaştırması için iyi bir yol olabilir.

3- Uykunuzu Önemseyin;

Vücudumuz günün ilk saatlerinden başlayarak, gece yarısı oluncaya kadar norepinefrin diye bilinen zararlı toksini salgılar. Saat 00.00-2.00 saatleri arasında, vücuttaki hormonlar yükselmeye başlar ve temizlik yapılır. Vücuttaki diğer toksinlerle birlikte norepinefrin de atılmaya başlar. Bu yüzden, hormonların görevlerini rahatça yapabilmeleri için biyolojik saatimiz 23.30’u gösterdiğinde uyumamız gerekir. Ayrıca aynı saatlerde vücut, çok önemli olan melatonin hormonunu da salgılamaya başlar. Melatonin hormonu; uyku düzenleyici, cilt destekleyici, metabolizma hızlandırıcı, savunma sistemi güçlendirici, hücre yenileyici ve cilt destekleyici özelliklerini ortaya çıkarıyor. Bu şartların sağlanamadığı durumda, örneğin 00.30’da yatıp, 01.00’de uykuya dalmamız halinde salgılanabilecek hormon miktarı yüzde 20’ye düşüyor.

Bu da ertesi sabah vücudumuzun stres ve çok daha fazla kortizon salgılayarak güne başlamasına neden oluyor. Ayrıca stres faktörü nedeniyle yağlanma artıyor, erken yaşlanma kendini gösteriyor, melatonin az olduğu için savunma sistemi düşüyor, IGF 1 daha az olduğu için de daha kolay kilo alınıyor. Tüm bunları bildikten sonra sizi güzel bir uykudan kim alıkoyabilir?

4- Egzersiz Yapın;

Açık havada bir saat kadar egzersiz yapılması Dünya sağlık Örgütü tarafından herkese öneriliyor. Eğer imkan varsa günde 3 km kadar yürüyüş yapılması iyi bir egzersiz olabilir. Ancak kilo sorunu olan insanların hafif ağırlıklar kaldırarak kuvvet çalışması yapmaları da egzersiz yerine geçer. Egzersiz, aynı zamanda vücutta oksijelenmeyi sağlar.

5- Doğru Doktorla Doğru Antioksidan;

Antioksidanlar vücut için çok önemli olduğundan mutlaka hayatınızda yer verin. Ancak bunu bir doktora danışıp, size uygun antioksidan tavsiyesi aldıktan sonra yapın. Çünkü ailesel bir damar hastalığı yatkınlığınız ya da mide rahatsızlığınız olabilir. Bu da antioksidan kullanmamanızı gerektirir.

6- Güneş Işınlarından Doğru Yararlanın;

Korunmasız ve bilinçsiz olarak güneşlenmek vücut harabiyetlerine sebep olarak yaşlanmayı hızlandırır. Hatta fazla güneş ışığına maruz kalan sarışınların, esmerlere göre daha çabuk yaşlandığı söyleniyor. Bu nedenle güneşin zararlı etkilerine maruz kalmamak için mutlaka bir güneş koruyucu kullanmak gerekir. Ayrıca, bunu dört saatte bir de yenilemek şarttır.

Avrupa’daki güneşlenme süresi bizim ülkemizdekinden daha az; buna rağmen bizim daha yavaş yaşlanmamızın en önemli nedeni, bacak kaslarımızın IGF 1 (insüline benzeyen gençlik faktörü) uyaranı salgılayabilecek şekilde tasarlanmış olması. Güneş ışınları hormonları daha hızlı çalıştırdığı için kilo vermede de etkili oluyor. Düşünün bir kere; kışın kilo vermeye çalıştığınızda zorlanıyorken yazın bunu nasıl da kolayca başarabiliyorsunuz.

Yatak odanızın perdesini hafif aralık bırakarak, sabah güneşinin odanıza girmesine izin verin. Bu sayede hem D vitamininin aktif hale gelmesini sağlar hem de metabolizmanızın çalışmasına yardımcı olursunuz.

7- Kan Şekerinizi Dengede Tutun;

Beslenmede glisemik indeksin ne kadar önemli olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Basitçe ele almak gerekirse, bir dilim beyaz ekmek, birkaç kaşık müsli ya da bir parça çikolatanın her biri 50 kalori olsa da, bunların vücuttaki kan şekerini yükseltme hızları farklı oluyor. Şeker vücudumuzda bağırsaktan emilerek, kana geçiyor; kontrolünü de insülin hormonu yapıyor. İnsülin seviyeniz düzenli çalışıyor olsa bile, yüksek şeker girişini tam anlamıyla kontrol edemeyebiliyor. Bu nedenle çok işlenmiş, rafine, katkılı gıdalar (beyaz un, beyaz şeker gibi) yerine, işlem görmemiş tam tahıl ve buğday ürünleri ile keçi sütü ve keçi yoğurdu gibi ürünler ya da suda bekletilip, bir miktar filizlenme ve oksidasyonu sağlanmış baklagillerin tüketilmesi gerekiyor.

O zaman şekerin vücuda emilimi o kadar yavaş oluyor ki, hem insülin düzenli çalışıyor hem de hücreler hırpalanmıyor. Unutmayın, iki saate bir beslendiğinizde metabolizmanız daha kolay çalışıyor.

Bu sayede insülin hep ayakta kalacağı için ortalama seviyesi bozulmuyor, şeker de daha rahat kontrol ediliyor. Şekerin dünya üzerinde en çok yaşlandıran etkenlerden biri olduğunu bilmek, yatmaya yakın aldığınız şeker türevlerini kesmenize yardımcı olabilir. Ama ‘Benim şekere ihtiyacım var’ diyorsanız, tercihinizi sütlü tatlılardan yana kullanmayı unutmayın!

Ara öğünlerde esmer kuru kayısı, bir-iki bisküvi, bir avuç leblebi, 4-6 tane badem, 1-2 tane ceviz, bir avuç kabak çekirdeği ya da çok lifli meyvelerden yiyebilirsiniz.

BENZER MAKALELER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN YENİ MAKALELER