22.3 C
New York kenti
Pazar, Ağustos 14, 2022

Evliliklerde Niçin Hayal Kırıklığı Yaşanır?

Sevdiği insanla hayatını birleştirmek, geleceğini kurmak ve onunla mutlu bir ömür geçirmek herkesin en büyük hayalidir. Evlilik yolunda atılan ilk adımlar, yaşanan heyecanlar hep bu sebepledir. Ama çoğu zaman evdeki hesap çarşıya uymaz. Evlilikler beklenen mutluluğu getirmeyebilir. Hayallerin suya düştüğü, beklentilerin rafa kaldırıldığı durumlar yaşanabilir.

Evlenen bir çok genç çift, evliliklerinin daha ilk haftasında hayal kırıklıkları yaşıyor. Evlenmeden önce, evlenilen insana ne kadar çok anlam yüklenir, beklenti ne kadar çok  olursa yaşanan hayal kırıklığı da o kadar büyük oluyor. Karşıdaki kişinin eksikli ve kusurlu olduğunun görülmesiyle Evlilik öncesi yüklenen anlamlar değerini yitiriyor.

Düğünde yaşanılan mutluluğun sürekli olması ve bir ömür sürmesi için, evlenen çiftlerin ve ailelerinin kendilerine sormaları gereken iki soru var aslında. Çocuklarını evlendirmeye kalkışan anne babaların ”çocuğum evliliğe hazır mı” sorusunu, evlenen gençlerin ise ”ben niçin evleniyorum” sorusunu kendilerine sormaları ve kendilerinden tatmin edici cevaplar almaları gerekir.

Aileler genelde çocuklarının evlenme yaşının geldiğini düşünerek onları evlendirmeye kalkışırlar ve evliliğe zorlarlar. Fizik yapı, bilgi, akıl ve maddi imkanlar ile evlilik sorumluluğunu kaldırıp kaldıramayacağını hesaba katmazlar. Oysa evliliklerin mutlu bir şekilde yürümesi için bu unsurlar çok önemlidir.

Çoğu evlenen çift ise, neden evlendiği konusu üzerinde çok fazla durmaz. Bunun dışında hayal kırıklıklarının en büyüğü ise, evlenilen kişinin hayal ettiği gibi çıkmaması sebebiyle yaşanır. Çünkü genelde, evlenilen kişinin iç dünyasına inilmez. Hayattan ve evlilikten ne beklediği sorgulanmaz. Dış görünüşüne, ses tonuna ya da konuşmasına aşık olunup evlenilir. En büyük hata budur. Gençlerin evlenmeden önce birbirlerini evliliğe bakış açısından ve evlilikten beklentiler anlamında tartmaları ve anlamaları gerekir. Hem bu şekilde evliliğe bakış açılarının aynı olup olmadığını hem de birbirlerine uygun olup olmadıklarını anlamış olurlar.

Evliliklerde hayal kırıklığı yaşanmasının bir başka nedeni de, evlilik öncesi davranışların ve gösterilen anlayışların evlendikten sonra gösterilmemesidir. Karşılıklı anlayış ve hoş görü evlendikten sonra da devam etmeli, saygı duvarları yıkılmamalıdır. Çiftler, öncelikle birbirlerinin kişiliklerine saygı duymalıdır. Saygı ve hoşgörü ortamının oluştuğu, karşılıklı iletişimin kurulabildiği her evlilik mutlulukla yürür. Önemli olan, görüş ayrılıkları değil, görüş ayrılıklarında orta noktayı bulmaktır.

BENZER MAKALELER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN YENİ MAKALELER