22.3 C
New York kenti
Cuma, Ağustos 19, 2022

Diliniz Hakkında Bunları Biliyor muydunuz?

Bir çok fonksiyonu yerine getiren dilimiz çoğu zaman aklımıza bile gelmez. Ağzımızın içinde küçük bir organ olarak orada vazifelerini gün boyu yerine getirmeye devam eder. Oysa dilimiz, en özel organlardan biri olarak bu kadar unutulmayı haketmiyor.

Dil denildiği zaman çoğumuzun aklına lisan geliyor. Ancak ağzımızın içinde yer alan bu küçük organ, boyundan büyük bir çok işleve imza atıyor.

Dilimizi en çok ne aman hatırlarız? Pek çoğumuz yemek yerken, yeni tatlar keşfederken dilimizin farkına varırız. Ancak dilimiz hakkında bilmemiz gerekenler muhtemelen bildiklerimizden daha fazla. Sizler için dilimiz hakkında bilmek isteyeceğiniz en ilginç bilgileri bir araya topladık.

İşte size dilimiz hakkında muhtemelen bilmediğiniz 12 şey:

1- Güç: Dilimiz vücudumuzdaki en güçlü kaslardan biridir. Örnek vermek gerekirse dünya rekoru 10 kilo kaldırabilen bir dil olarak kayıtlarda bulunuyor. Diliyle uçak, araba gibi araçları çekenleri bir kenara bakacak olursak, dil kaslarına yeterli antrenmanı yaptıran biri 10 kiloya kadar bir ağırlığı dilinde taşıyabiliyor.

2- Genişlik: İnsanlar arasında en geniş dil 8 santime kadar çıkabiliyor. 8 santimden daha geniş bir diliniz varsa kesinlikle bir doktora görünmenizde fayda var, çünkü normal oranlardan fazla genişlemiş bir dil kötü hastalıklara delalet olabiliyor.

3- Uzunluk: Dünyadaki en uzun diller erkeklerde 10, kadınlarda ise 7 santime kadar çıkabiliyor. Diliniz daha uzun bir ölçülere sahipse hemen rekorlar kitabına girmek için başvurunuzu yapabilirsiniz!

4- Tatlar: Dilimiz 5 faklı tadı alma özelliğine sahiptir. Bunlar arasında 4 tanesi; acı, ekşi, tatlı ve tuzlu olarak yaygın bir şekilde bilinir. Bilinmeyen ise “Umami” olarak adlandırılan tat türü. En azından ülkemizde bilinmiyor çünkü Türkçe’de bu kelimenin karşılığı olacak bir terim bulunmuyor. Ancak ‘buruk mayhoş’ olarak tanımlayabileceğimiz bu tadın mucidi Japonlar, tanımlamayı yaparken; uzun süre kalan, ağzı sulandıran ve dilin üzerini kaplayan bir his veren tat olarak anlatıyorlar. Şimdi diyeceksiniz “Kardeşim bildiğimiz dilden konuşun!” O zaman şöyle diyelim; olgun domates, mantar, terbiye edilmiş et, çin pırasası, balık gibi gıdalar umami tadını en net şekilde veren yiyecekler olarak biliniyor. Bu tat türü 1908’de Japonya’da ortaya atıldıktan sonra, 1985 yılında yapılan bir sempozyumda dünya literatürüne geçecek şekilde kabul edilmiştir. Buradan bu vesileyle bu tadı literatüre sokan Kikunae Ikeda’yı da rahmetle anıyoruz, insanlığa verdiği büyük hizmetten dolayı tebrik ediyoruz.

5- Dil izi: Dil izimiz, parmak izlerimiz gibi kendimize özel bir imzamızdır. Yarın öbür gün bir suç işlerseniz olay mahalinde herhangi bir şey yalamamaya özen gösterin, dil iziniz sizi ele verebilir. Zaten en başta suç işlemeyin dilinizi de buna alet etmeyin.

6- Dil farkı: Dilimizle burnumuz arasında büyük bir tanımlama farkı vardır. Dilimiz herhangi bir maddeyi tadından daha hızlı bir şekilde tanıyacak şekilde, burnumuzdan 25.000 molekülden fazla bir güçle çalışır. Misal madende çalışanlar herhangi bir taşın ne taşı olduğunu kokusundan değil, tadından tespit ederler.

7- Mikroplar: Dilimizde 600 farklı türde bakteri barınır ve ağzımızın içerisinde adeta bir imparatorluk kurmÇok sayıda ilgi çekici konuyu bir araya getiren, Türkiye’nin popüler forum sitesi.uşlardır. Ancak iğrenmeyin, bunların çoğu iyi huylu bakterilerdir ve dilimizin salgıladığı her bir damla sıvıda 1 milyon bakteri bulunur. Bu bakterilere karşı bağışıklığı olmayan bir canlı türünü yalayarak öldürebilir misiniz bilinmez, ancak bilim kurguya girecek olursak teknik olarak ağzımızdaki bakterilere karşı zaafı olan bir uzaylı ırkı dünyayı istila edecek olursa, onları Fransız öpücüğüyle püskürtmek zorunda kalabiliriz.

8- Kültür: Dil hareketleri farklı kültürlerde farklı anlamlara gelebilir. Misal dünyanın genelinde dil çıkartmak, dalga geçmek veya eğleniyor olduğunuzu göstermek anlamına gelebilir. Ancak Tibet’te dilinizi çıkartmak karşınızdaki kişiye “iyi günler” , “merhaba” anlamında bir mesaj gönderir.

9- Temizlik: Dil ağız temizliğimizde birinci derecede rol oynar. Eğer diliniz olmazsa, dışarıdan bir yardım almaksızın ağzınız kendisini temizleyemez. Dil bu konuda reflekslere sahip bir organdır, yemek yedikten hemen sonra otomatik olarak ağzınızı temizlemeye başlar.

10- Performans: Dilin hangi gıdayı ne kadar sürede tüketebileceğine dair kesin deliller yok, ancak Tootsie Roll firması bir lolipopun yarısını dilin ne kadar sürede tüketebileceğini öğrenmek için bilimsel bir deney gerçekleştirmiş. Bir düşünün, bir lolipopun yarısını kaç dil darbesiyle tüketebilirsiniz? Bu deney sonucunda bir lolipopun yarısının 250 ila 360 dil darbesi arasında bir yalama performansıyla tüketilebileceği ortaya çıkmış. Bunun kaç dil darbesinde olacağını yalama hızınız ve dilinizin boyutları belirliyor. Eğer bir lolipopun yarısına 250 darbeden önce ulaşabiliyorsanız derhal rekorlar kitabına başvurabilirsiniz. Ama boşuna uğraşmayın ısırın gitsin!

11- Konuşma: Ses çıkartmak dünyadaki kara canlılarının çoğunda bulunan bir özellik. Ancak sesleri bir konuşmaya dönüştürmek insanların uzamanlık alanı. İnsanlar haricinde kelimeleri dile getirebilen canlılar olarak kuşlar başı çekiyor. İnsan, sesini gırtlaktaki ses kolonları içerisinde oluşturur ve ağza gönderir. Ağız içerisinde dil, dişler ve dudaklar koordineli bir çalışmayla sesi kelimelere ve sözlere dönüştürürler. Fakat bu koordinasyon içerisinde en büyük rol dilindir. Şimdi diş yapınızda bir bozukluk olursa söylediğiniz bazı kelimeler anlaşılmaz. Mesela al dişlerini çok öndeyse “ş” ve “ç” harfleri birbirine karışır. Üst dişleriniz, alt dudağınızın uzanamayacağı kadar çok öndeyse “f” harfi size sıkıntı yaratır. Dudaklarınız olmazsa söyledikleriniz çok güçlükle anlaşılır. Ama diliniz olmazsa hiçbirşey söyleyemezsiniz. Bu yüzden zaten konuştuğumuz lisanlara “Dil” diyoruz. Dil hareketleri konuşmamızı birinci derecede etkiler. Yapılamayan dil hareketleri bize harf kaybettirir. Bunun en yaygın örneği “R” harfidir. Doğru dil hareketi yapılamadığında “R” harfi bir türlü ağzınızdan çıkmaz.

12- Dil dönmesi: Her ne kadar dilimiz konuşmamızı sağlasa da bazen dilimiz dönmez. Dilimizin dönmemesinin sebebi, birbirinden zor dil hareketlerini art arda yapamayışımızdır. Bilinen en zor dil hareketlerini içeren cümle İngilizce’de yer alır:

“The sixth sick sheiksh’s sixth sheep’s sick” cümlesini tek seferde söyleyebilmek çok yetenekli bir dil gerektirir. Antrenmansız bir dilin bu cümleyi söyleyebilmesi mümkün değildir. Nasıl ki akrobatların yaptığı vücut hareketlerini çoğumuz yapamıyorsak, bu cümle de ancak bir dil akrobatının söyleyebileceği türdendir. İngilizler bu cümleyle uğraşa dursun, Türkçe’de henüz;

“Şemsipaşa pasajında kırk kulpu kırık tunç tas has hoş kayısı hoşafı” cümlesinin üstesinden gelebilen olmadı. Denemesi bedava, tek seferde söyleyebilen ilgili kurumlara başvurusunu yapabilir.

BENZER MAKALELER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN YENİ MAKALELER