25.9 C
New York kenti
Perşembe, Ağustos 18, 2022

Ağız Kanseri, Belirtileri ve Tedavisi

agiz_kanserine_dikkat_h17590Ağız kanseri, 40 yaşını aşmış erkeklerde görülen bir kanser türü olmakla birlikte, nadiren de olsa kadınlarda da görülebilir. Ağız kanserinin en önemli risk unsurları, yoğun alkol kullanımı ile sigaradır. Bu kanser türünün yerleşim alanı, tükürük bezlerinin arkası, bademcikler, gırtlak, ağız içi ya da alt dudaklardır.

Erken teşhis edildiğinde hayatta kalma oranı %50 gibi yüksek bir oranla ifade edilse de, geç kalındığında ölümcül kanserler arasına girebilmektedir. Bu nedenle tüm kanserlerde olduğu gibi, ağız kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Ağız kanserinin erken teşhisi, aynı zamanda cerrahi müdahaleye gerek kalmaksızın tedavi şansını da artırabilmektedir. Erken teşhis edilmemesi, hem cerrahi müdahaleyi hem de kemoterapi ya da radyoterapi tedavisini gerektirebilir.

Ağız Kanserinin Belirtileri

Ağız kanserinin erken teşhis edilmesinde, periyodik ağız ve diş muayenesi çok önemlidir. Çünkü, diş hekimleri, ağız kanserinin erken belirtilerini teşhis edecek şekilde yetiştirilmektedirler. Bu nedenle, diş hekiminize yaptıracağınız düzenli ağız ve diş muayenesi, olası bir durumda erken teşhis için büyük önem taşır. Bunun dışında, aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle karşılaşırsanız derhal hekiminize başvurmanızda fayda vardır.

– Ağzınızın herhangi bir bölümünde his kaybı veya uyuşukluk

– Çiğneme veya yutma güçlüğü

– Diş etlerinde, dilde veya ağız içindeki beyaz veya kırmızı benekler

– Yanakta dilinizle hissedebileceğiniz bir şişkinlik veya kalınlaşma

– Takma dişlerin kötü bir şekilde yerleşmesine neden olan çene şişkinliği

– Dudaklarda, diş etlerinde veya ağzınızın içinde kolaylıkla kanayan ve iyileşmeyen bir yara

– Ses değişikliği

– Ağzınızda acı veya tarifsiz bir ağrı veya bilinen bir sebep olmaksızın boğazınıza bir şey takılma hissi

Ağız Kanseri Nasıl Önlenebilir?

Tütün içmiyor veya çiğnemiyorsanız – başlamayınız. Tütün kullanımı, yüzde 80 – 90 oranında ağız kanserine neden olmaktadır.

Sigara içme — Sigara, akciğer kanseri ve kalp hastalığı arasındaki ilişki, iyice tespit edilmiştir.1 Sigara genel sağlığınızı da etkiler; enfeksiyonlarla mücadele etmeyi ve yaraların veya ameliyatların iyileşmesini de güçleştirir. Sigara, genç yetişkinlerde büyümenin durmasına ve gelişim ile ilgili diğer güçlüklere neden olabilir. Çoğu sigara içicisi, önceden olduğu gibi koku veya tat alamadıklarını, kötü kokan soluk ve lekeli diş riskinin oluştuğunu görürler.

Her sigara yakışınızda, ağız sağlığınız da risk altındadır. Sigara, pipo veya puro içimi, boğaz, ağız, gırtlak ve yemek borusu kanserinin görülme ihtimalini arttırır. Çoğu insan erken belirtilerin farkında değildir veya onları göz ardı eder, bunun sonucunda da ağız kanseri sıklıkla teşhis edilmeden yayılır.

Tütün Çiğneme — Kronik dumansız tütün kullanıcıları, kullanmayanlara nazaran 50 kat daha fazla ağız kanserine yakalanma ihtimaline sahiptir. En iyisi, sigara, puro veya pipo içilmesinden, tütün çiğnenmesinden veya burna çekilmesinden kaçınılmalıdır. Birçok yıl kullandıktan sonra bile, tütün kullanımını bırakan insanlar, büyük ölçüde ağız kanser riskini azaltırlar. Kronik ve/veya yoğun alkol kullanımı da kanser riskinizi arttırır ve tütünle birlikte alkol, özellikle yüksek bir risk oluşturur.

En iyisi, sigara, puro veya pipo içmekten, tütün çiğnemekten veya enfiye çekmekten kaçınmaktır. Uzun yıllar kullanımın ardından bile tütün kullanımını kesen insanlar ağız kanseri riskini büyük ölçüde azaltırlar. Kronik ve/veya ağır alkol kullanımı, kanser riskini artırır, alkol ve tütün bir arada kullanıldığında risk son derece yüksektir.

Ağız Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhis konulduktan sonra, uzmanlardan oluşan bir ekip (ağız cerrahı ve diş hekimi dahil) her bir hastanın ihtiyaçlarına uygun bir tedavi planını geliştirir. Genellikle ameliyat gereklidir, ardından da radyasyon ve kemoterapi uygulanır. Bu terapilerin ağızda neden olabileceği değişikliklere aşina olan bir diş hekimine başvurmak önemlidir.

Şeker veya nişasta içeren yiyecek ve içecekleri her tüketişinizde, plaktaki bakteriler 20 dakika veya daha fazla bir sürede dişlerinizi aşındıran asitleri oluşturur. Diş minenizin gördüğü zararı azaltmak için yemek lokmaları ve içeceklerin sayısını veya arasını sınırlayınız. Birşeyler atıştırırken peynir, çiğ sebze, sade yoğurt veya meyve gibi besleyici gıdaları tercih ediniz.

Radyasyon Terapisinde Ağızda Hangi Yan Etkiler Görülür?

Radyasyon terapisi, baş ve boyun bölgesi için kullanıldığında birçok insanda ağızda tahriş, ağız kuruluğu, yutma güçlüğü ve tat değişiklikleri görülür. Ayrıca, radyasyon diş çürüklerinin görülme olasılığını arttırır; bu nedenle özellikle radyasyon tedavisi esnasında dişleriniz, diş etleriniz, ağız ve gırtlağınıza iyi bakmanız önemlidir.

Radyasyon tedavisi esnasında ve ondan sonra karşılaşabileceğiniz ağız problemlerinizi kanser uzmanınız ve diş hekiminize düzenli olarak bildirdiğinizden emin olunuz. Ayrıca, baş ve boyun kanser tedaviniz başlamadan önce, ağızda olası yan etkileri önlemeye yardımcı olmak amacıyla tedavinizden önce, tedavi esnasında ve ondan sonra neler yapabileceğiniz hususunda diş hekiminiz ile görüşünüz.

Tedavim Esnasında Ağız Sağlığımı Nasıl Koruyabilirim?

Yemeklerden sonra yumuşak bir diş fırçası ile dişlerinizi fırçaladığınızdan ve her gün diş aralarını diş ipliğiyle temizlediğinizden emin olunuz. Baharatlar ve çiğ sebzeler, kuru kraker ve yemişler gibi sert yiyeceklerden kaçınız. Ayrıca tütün ve alkolden de kaçınınız. Ağzınızı ıslak tutmak için, şeker tüketiniz veya şekersiz sakız çiğneyiniz.

Radyasyon terapisine başlamadan önce, diş hekiminize bildiriniz ve komple ağız muayenesi için randevu alınız. Radyasyon tedaviniz başlamadan önce, diş hekiminizin radyasyon onkoloji uzmanınıza danışmasını isteyiniz.

BENZER MAKALELER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN YENİ MAKALELER